Uçmanın Şifresi

                İnsanoğlu tarihten bu yana kuşlara özenmiş, gökyüzünde onlar gibi kanat çırpıp uçmayı gaye edinmiş, özgürlüğün kanatların altında olduğunu görmüşler ve macera başlamış. Hemen hemen her çağda tanınmış tanınmamış herkes bu konu üzerinde kafa yormuş. Bizim en meşhur ilk uçan insanımız Hezarfen Ahmet ÇELEBİ’yi duymayan kalmamıştır herhalde. Gereken koordinatları alıp, Kuleden uçuş onayını aldıktan sonra pist başına geçmiş son kontrollerini yaptıktan sonra bırakıvermiş kendini boğazın lodosuna. Boğazın martılarının şaşkın bakışları arasında İniş takımlarını açmış ve üsküdar meydanına teker koymuş. Kendisi için kısa insanlık için uzun bir yol olmuş bu yolculuk. Tarih 1632 Hazerfen Ahmet Çelebi bu uçuşu sadece kendisi ve kendi geliştirdiği kanatlar ile gerçekleştirmiş. Bu arada bir anektot aktarayım Hezar farsça bir kelime olup 1000 (bin) anlamına gelmektedir. Yani Hezarfen BinFenli / BinBilimli manasında kendisine ithaf edilmiş. Hezarfen bu uçuşu gerçekleştirdikten sonra tarih kitaplarına göre bir kese altınla ödüllendirilmiş sonrasında “bu adam ne derse yapıyor” “bu adamdan korkulur” denilip şu an ki Cezayir’e sürülmüş orada da fani dünyadan ebedi hayata kanat çırpıp son uçuşunu gerçekleştirmiş.

hezarfen

İlk Motorlu uçağı uçuran Wright Kardeşler isimlerini tarih kitaplarına yazdırdığı sene güzel ülkemizde de Kara Kartallar doğmuştu; 1903. İlk uçuş deneyimleri sadece 12 saniye ve yaklaşık 40 metre sürmüştü. Sonrasında Wright Kardeşler; “-Başardık!!! Bundan sonra bunun üzerine çalışma yapıp biz bunun adına boeing 777 deriz içine 350 koltuk koyar, biletlerini de 1 ay önce alana internetten indirimli satarız demişler.

İlk-uçuş

Gelelim esas konumuza yazımın başlığında belirttiğim Uçmanın şifresi’ni ilk Leonardo Da Vinci keşfetmiş, bizim Hezarfen Ahmet  ÇELEBİ dünyaya göstermiş, Wright Kardeşlerde uygulamaya koymuş. Uçmanın şifresi Kanatlardır, Kanatların aerodinamik yapısıdır. Gelelim o aeorodinamik yapıya. Tıpkı Gros tonluk demirin denizde batmadan yüzmesi gibi tonlarca ağırlığın havada uçması da fiziğin bir cilvesi. Suya demiri atıyoruz anında batıyor gemiler neden batmıyor sorusunu ilk okulda kendi kendimize sormuşuzdur. Cevabı ise o demirin suda nasıl durduğuydu. Tıpkı onun gibi kanadında havada durmasının cevabı o kanadın havayı nasıl şekillendirdiği ve havada nasıl durduğuydu. Uçak Kanatlarını yakından incelediğinizde kanadın altının düz olduğunu göreceksiniz, üst kısmının ise ön kısmının yüksek arka kısmının ise alçak olduğunu göreceksiniz. İşte tüm olay bu! Ön kısımdan gelen hava alt kısımdan normal bir şekilde arka kısma geçerken, üst kısımdan geçen hava arka kısıma doğru eğimli olan kanadın arka kısımlarında alt kısımdaki havadan daha az hava akımı gerçekleştirdiğinden dolayı yukarıya doğru çekim kuvveti uygulamaktadır. Yani alt kısımdan geçen hava üst kısımdan daha fazla olacak, alt kısımdaki basınç üst kısımdan daha fazla olacağından kanat havalanacaktır. Uçakların kanat yapısını helikopterlerin Pal’lerinde (pervanelerinde) de göreceksiniz. Yapı aynı, uçaklar hızlandıkça helikopterlerinde palleri döndükçe yukarıya doğru çekim artacak ve havalanacaklar.

kanat yapısı

Şimdilik Uçmanın şifresi’ni çözdük. Daha sonra sizlere uçağın yapısını barındırdığı fiziksel incelikleri uçak çeşitlerini aktaracağım şimdilik benden bu kadar. Herkese iyi uçuşlar, pardon iyi geceler 🙂

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

Yorumunuzu Ekleyin