Bisiklet Macerası

Geçtiğimiz aylarda başladığım, spor yapma amacıyla alıp derinliklerine daldığım bir macera; Bisiklet…

İlk olarak işimden kalma alışkanlığım olan en iyi en kaliteli malı en uygun fiyata almak yani fiyat/performans araştırması yapmak gerekti. Hergün iş yerime mal veya malzeme alıyorum tüm bunları alırken fiyatının uygun olması kalitesinin de iyi olması gerekmekte ve bunun için de en ufak toplu iğne bile olsa çok geniş kapsamlı araştırma gerekiyor; içindeki demir/alaşım oranı, gramajı, nerde üretilip nerelerde kullanıldığı, kalitesi onaylanmış mı onaylanmamış mı? Standartlara uygun mu? Piyasadaki muadillerine ve eşdeğerlerine göre nasıl? Tüm bunların cevabını araştırıp bulmak gerekiyor.

Bisiklet alırken ilk olarak bunu nerelerde nasıl kullanacağımı belirlemek oldu? Asfaltta kullanılacak işe gidip gelmeye yarayacak “Şehir Bisikleti” mi? Yoksa şehirler arası uzun yolculuklara çıkmak ve kondisyon yapıp kendimi bisiklet sporuna adayıp, kendimi yollara vuracak “Yol Bisikleti” mi? Veya dağ taş gezip taşlı bozuk yollarda kullanılacak “Dağ Bisikleti” mi? Bulunduğum şehrin yapısı gereği birde her yerde kullanabileceğimi düşündüğüm için dağ bisikletinden yana tercih yaptım.

Tabiki bisiklet almam kolay olmadı. Günlerce hatta haftalarca araştırdım. Buyrun bisiklet almanın 1001 yoluna;

Varan 1; Dağ bisikletinde ilk olarak kadro (Kadro: Bisikletin ana gövdesi yani aynakol (pedal) göbeği ile sele (Oturulan yer/Koltuk) borusu başlangıç noktası, sele kelepçesi arasındaki yer) uzunluğuna dikkat etmek gerekir boyunuz ve bacak boyunuzu bilmeniz ve ona göre kadro boyunu seçmelisiniz. Boyum 180 cm (Bacak boyumu unuttum) olduğundan 18 kadro bana uygun olduğunu buldum. Varan 2; Yine boyunuz ile ilgili olan bisikletin jant seçimine geçelim. Piyasada (Dağ bisikleti piyasasında) genel itibariyle 26 jant bisiklet mevcut ancak bana küçük geldiği için 27,5 jant veya 29 jant aralığına baktım, 29 jant bisiklet almaya karar verdim.

Üçüncü olarak kadronun yani bisikletin ana gövdesinin hangi materyalden yapıldığını bulmak. Bakın burası çok önemli eski tip bisikletler ve piyasadaki bisikletlerin bir çoğu Hı-Ten Çelik kadrodur. Hı-Ten çelik kadronun bilimsel açıklamasına girmeyeceğim kısaca özetleyeceğim; bu kadrolar su borusunun bisiklet yapılmış halidir dayanıklıdır ancak çok ağırdır. Dağ bisikleti alacaksanız kullandığınız bisikletin hafif olması çok önemlidir. Bunun için Alüminyum malzemeden imal edilen bisikletleri tercih etmelisiniz. Alüminyum malzeme de kendi içinde 2 ye ayrılıyor 6061 ve 7075. Rakamlardan da anlaşılacağı üzere 7075 Alüminyum malzeme 6061 Alüminyuma göre daha iyidir. Dayanıklıklık (korozyona karşı dayanıklılık ve uygulana kuvvete karşı dayanıklılık) bakımından 7075 daha dayanıklıdır.

Varan 4: Fren Tipi. Bisikletlerde genel olarak 3 tip fren sistemi bulunur. Birincisi alışık olduğumuz geçmişten günümüze gelen fren pabuçlarının jantı sıkıştırması ile tanınan “V-Fren”. İkincisi tekerlek göbeğine monte edilen diskin iki fren balatası ile yine fren teli yardımıyla sıkıştırılması ile “Mekanik Disk Fren”. Üçüncüsü ise mekanik disk sisteminin fren teli yerine hidrolik yağ ile sıkıştırılarak yapılan fren sistemine de “Hidrolik Disk Fren” deniliyor. Ben tercihimi Mekanik Diskten yana yaptım. Diğer iki fren sistemine avantajları daha ağır bastığı için bunu tercih ettim. Yağmur, çamur, toz ve kirli ortamlarda disk fren V frenlere oranla daha iyidir. Hidrolik fren sisteminin yaygınlaşmamış ve bakımının ve tamiratının diğer iki fren sistemine göre daha zor ve pahalı olması nedeni ile de hidrolik diski eledim.

Varan 5: Vites sistemi. Günümüzdeki bisikletler (Dağ Bisikleti) genel olarak 18-21-24-27 vites aralığındadır. Ön pedal kısmında (aynakol denilir) 3 dişli Arka Teker göbeğinde ise 6-7-8-9 dişli bulunur. Viteslerde bunların birbiri ile çarpımı ile adlandırılır. Örneğin ön kısımda (aynakolda) 3, arkada (teker göbeğinde) 8 dişli var ise 3X8=24 Viteslidir. Bende tercihimi bu yönde kullandım ve 24 iyidir dedim. Tabiki de yılların vites, rulman, makara sistemleri öncüsü “Shimano” olmazsa olmazımdır.

Bundan sonrası fantaziye ve sizin tasarım ve hayal gücünüze kalmış. Ben jantlarımın double janttan yana kullandım (daha şekil görünüyor 🙂 ) Amortisör sadece ön tekerlekte olması yeterli orta göbekte olan amortisörlerin kullanıcıyı yorduğunu birkaç bisikletçi arkadaşımdan duyunca vazgeçtim (fazla yaylanmaya gerek yok 🙂 ) olmazsa olmazım ve bisiklete şekil veren unsurlardan biri olan çamurluklar olmazsa olmazımdır. Onları da ayrıca interneten aldım (Meraklısına: Polisport Cross Country evo). Çocukluğumdan beridir en çok çektiğim teker patlamasıdır. O yüzden bisikleti sipariş eder etmez “lastik onarım seti” ve “bisiklet pompası” aldım. Bisiklet pompası araştırmasına da 2 günümü ayırmıştım. (Size de tavsiye ederim: Giyo GP-991). Güvenlik konusunda üzerime yoktur. En ufak ayrıntıyı düşünmek zorunda hissederim. O yüzden arka kısmı görmek için ayna aldım. Genel itibariyle akşamüstü gün batımında kullandığım için bazen akşam saatlerine kalıyorum o yüzden ön ve arka kısımlara ışıklı uyarı sistemleri aldım (lazerli janjanlı 1 km öteden ben burdayım diyorlar 🙂 ) ve son olarak “Zil”. O klasik bisiklet zil sesi olmazsa o bisiklet bisiklet değildir. Şimdilik akşamları nehir kenarında aheste aheste dolanıyorum. İnşallah ilerde egede, bir sahil kenarında, günbatımında kullanırım…

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

2 thoughts on “Bisiklet Macerası

  1. Bisiklet seçimi bütçe paralelinde gidiyor hep. İkinci el ortalama yorgunlukta bir bisiklet almak daha mantıklı geliyor ama garantisinin olmaması biraz can sıkıyor. Fiyat performans bisikleti ben Carraro’da buldum. 11-42T arka dişliye sahip, 2×10 vitesi var. hiçbir şekilde yormuyor ve rampa canavarıdır. İmkanın varsa 24 vitesten kurtar kendini. Bisikletini güzel günlerde kazasız belasız kullan

    1. Fiyat Performans olarak Carraro’yu bir arkadaşımdan (yıllarını bisiklet üzerinde geçirmiş hala kar kış demeden bisikletten inmeyen bir abimden) tavsiyesini almıştım. Birşey alırken ilk görünüşüne bakarım şekli güzelse ikinci üçüncü aşamaya geçerim bu bisikleti alırken de böyle yaptım. Bisikleti daha çevreci ve daha faydalı bir ulaşım aracı olarak da gördüğüm için bisiklet kullanımının yayılmasını çok güzel buluyorum. Tavsiyen ve iyi dileklerin için Teşekkür ederim, güzel günlere mavi ve yeşile pedal çevirmek dileğiyle.

Yorumunuzu Ekleyin