Aslında bağımlıymışım

Durum sandığınız gibi değil, daha da kötü… Yaklaşık 1 hafta önce telefonum bozuldu. Günümüz tabiriyle akıllı telefonum. (bu telefonlar akıllıysa önceki kullandıklarımız gerizekalımıydı? diyemeden geçemeyeceğim) Velhasıl kelam iletişim ihtiyacımı gidermek için yıllar yıllar önceki tuşlu telefonum nokia’ya sarıldım. Nokiadan sonra kullandığım akıllı telefonlarım ya ekran yada anakart yanması ile ömürlerini tükettiler ve bir daha kullanılamaz hale geldiler ancak nokia öyle değildi hala taş gibi ve tıkır tıkır çalışıyor.

Nokia tuşlu telefonun içinde whatsapp, facebook, instagram ve bir sürü uygulama yok. Arama mesajlaşma zil sesi tercihleri var. Kamerası var ama çekeceğim görüntüyü ben elimle çizsem telefonun kamerasından daha iyi görünür. Telefonu sadece iletişim hizmetleri için kullanıyorum anlayacağınız. Ama öyle rahatladım öyle rahatladım ki anlayamazsınız. o tuşların tıkırdaması, o eski melodiler… ANLAYAMAZSINIZ 🙂 iki de bir telefonu elime almıyorum mesela, hem alsam ne yapacağım? Beni cezbedecek hiçbir özellik yok haberleri bile okumuyorum. İnstagrama bakmıyorum Whatsappta onlarca gruptan yüzlerce mesajı okumak zorunda kalmıyorum. Facebookdan bildirim gelmiyor. Ohh be dünya varmış.

Şöyle bir düşündüm de her çıkan yenilik bize ekstra ilgi, zaman, enerji ve bir sürü şeyi de beraberinde getiriyor. Akıllı telefonlar iyi güzel herşeyi ihtiva ediyor ancak akıllı telefonumuza yüklediğimiz her uygulama aynı zamanda beynimize de yükleniyor.

Ha birde bunların yani akıllı telefonların pazarı ve piyasası da var. Telefonların özellikleri havada uçuşuyor tabi bu da fiyat etiketlerine yansıyor. Dünyanın önde gelen akıllı telefon markaları şu sıralar kamera yarıştırıyorlar eskiden tek mercekli kameralar varken şimdi 2, 3, 4, hatta 5 mercekli kameralarla pazar payından daha çok almak istiyorlar. Hele şu malum marka varya; ısırıklı elma… şu sıralar onbirincisini çıkardı fiyatı da 11 bin TL cik… Pardon 10.999 TL imiş…

Anlayacağınız 1 haftadır kafam rahat. Akıllı telefon bağımlılığına birkaç hafta ara vereceğim sonra garantiye gönderdiğim akıllı telefonum gelecek onlarca uygulamadan yüzlerce bildirim gelecek her birine vakit ayıracağım ama kendime vakit ayıramayacağım. Akşam eve geldiğimde kafam bi milyon olacak ama hala elimde telefon olacak. Son olarak günün anlam ve önemini belirtir konuşmasını yapmak üzere kendimi kürsüye davet ediyorum: Bağımlılıklarımızla bağlarımızı yavaş yavaş koparmamız bize iyi gelecek.

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

Yorumunuzu Ekleyin