Yeni yılın ilk Yazısı

2017 Calender on the red cubes

Milattan sonra 21. Yüzyılın 17. Yılına bugün itibariyle merhaba dedik. Sancılı bir 2016 yılı geçirdik. 2017 yılının ilk sancısını ilk acısını dün gece yaşadık maalesef. Yılbaşı gecesi bir eğlence mekanında yapılan terör saldırısında yine canlarımız gitti. Daha yeni yıla girer girmez bu menfur terör saldırılara maruz kaldık. Artık terör kelimesi gündelik kullandığımız bir sözcük haline geldi. Etrafımızdaki ateş çemberinden her geçen gün daha çok zarar görüyoruz. Tabi bu yanan ateş sadece bizi değil tüm dünyayı tehdit ediyor. Terör belası ülkemize 1970 lerin sonunda 1980 lerde musallat oldu ve halen musallat olmaya devam ediyor. 30-40 yıl içerisinde ülkemizin bir sürü evladını şehit verdik, tabi bunun yanında gelen maddi zararlarda cabası. Büyüyüp gelişecek enerjimizi teröre harcadık. Fabrika yapacak parayı silah mühimmat alarak harcadık maalesef. Bu ülkenin gelişmemesi için elinden geleni yapan paranın baronları ülkemize ve ortadoğuya taşeron terör örgütleri ile saldırmaya devam ediyor. Kandan beslenen bu yapının ülkemizde oynadıkları oyunları milletimiz hep sağduyusu dik duruşu ile bozdu ve hep bozacak. Tıpkı 15 Temmuz darbe girişiminde tankların önünde durarak ve ülkesi için can vererek gösterdi nasıl bir millet olduğunu. Bizi diğer afrika ve ortadoğu ülkeleri ile bir tuttular aynı taktikler ile saldırdılar ama unuttukları bir şey vardı karşılarında TÜRK MİLLETİ ve TÜRKİYE vardı. Bir zamanlar dünyayı titretenlerin torunları hala o asil kanını canını siper ederek toplumunun ne kadar asil ve korkusuz olduğunu gösterdi ve göstermeye de devam ediyor. Zalimin hep karşısında mazlumun hep yanında olarak gösterdi asil bir millet olduğunu. Toprağından olsun olmasın, vatandaşı olsun olmasın yakınında veya uzağında tüm insanlığın umudu olmaya devam etti tıpkı ataları gibi. Bu kıtada olmayan bir devletin çıkarları için ortadoğuyu nasıl karıştırdığını herkes biliyor. Tarih dersinde gördüğümüz ve duyduğumuz sömürgecilik halen devam etmekte ve bu sömürgecilik demokrasi özgürlük gibi değerler üzerinden ve insanların canları üzerinden yapılmakta. Altında bulunan değerli madenler yüzünden toprağın üzerinde yaşayan insanları öldürecek kadar zalim olan bu düzenin kurucuları din, dil, ırk, mezhep ayrımları ile insanları birbirine kırdırıp din, dil, ırk, mezhep tanımaksızın öldürmekteler. Maalesef geçen yıl ülkece çok zor günler geçirdik. Bir sürü vatan evladını şehit verdik. Dilerim ki bu sene aynı acıları görmeyiz, dilerim ki bu sene daha mutlu günler görürüz. İnsanların din, dil, ırk, mezhep gözetmeksizin birbirlerine sadece insan olduğu için kucakladığı güzel günler görürüz inşallah. Hepinize mutlu yıllar.

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

Yorumunuzu Ekleyin