Okuyom ben yaa :)

Uzun zamandır yazmadım, vizeler vardı onlara çalışmak zorundaydım. Bu arada örgün üniversite hayatımı bitirdim. En yüksek puanla yerleştiğim İlahiyat (örgün ve ikinci öğretim) Lisans programını bıraktım. Gerek altyapım olmaması gerekse beklediğim eğitimi bulamadığımdan dolayı bıraktım. Bırakmamın daha bir sürü nedeni var; örneğin dış ülkelerden ülkemize getirilen yabancı hocaların hiç Türkçe bilmemesinden kaynaklı dersler iletişim sağlamakla birbirimizi anlayamamakla geçiyordu, biraz arapça altyapısı olan arkadaşların yarım yamalak çevirisiyle birşeyler öğrenmek çok zor, bir diğer sebep hem çalışıp hem örgün üniversite okumak gerçekten zormuş sabah 8 den akşam 5 e kadar büroda kafa yor üstüne mesainin hemen ardından çık üniversitede ders dinle sonra eve git evde çocuk baba ilgisi beklesin olmuyor yani ve daha bir sürü sebepten dolayı bırakma kararı aldım. Bende tercihimi açıköğretimden yana kullandım, İstanbul Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Çocuk Gelişimi Lisans programına devam ediyorum. 3. Üniversitemi çocuk gelişimi bölümüyle tamamlayacağım sonrasında Web tasarım ve kodlama bölümüyle devam etmek istiyorum. Okumanın yeri yaşı ve zamanı yok. Şu kısacık fani dünyaya ne kadar çok yaşantı sığdırabilirsek o kadar iyi. Okumak demişken geçenlerde bir marketler zincirinde gördüğüm ve dikkatimi çeken kitabı aldım okuyorum şu an; “Türkiye Tarihi”. Tolga USLUBAŞ’ın kaleme aldığı kitapta Kronolojik olarak gün gün Türkiye de neler olmuş yazıyor. Ülke bugünkü gibi hep bir alengirliymiş gündem hep yoğun ve siyaset bugünkü gibi çetrefilliymiş hep. Aynı serinin bir diğer kitabı olan Osmanlı Tarihini de aldım bu bitince ona geçeceğim. Diyeceğim o ki okuyun arkadaşlar dinimizin ilk emrini yerine getirin siz okumadıkça okuyan toplumlar sizi köle olarak kullanacaklardır. Aklıma bu konuyla ilgili bir söz geldi; İncilin ilk emri: Sev / Tevratın : Yaşat / Kur-an’ın : Oku… Hristiyan sevmedi. Yahudi yaşatmadı. Müslüman okumadı. Bu yazımı bu son satıra kadar OKUduğunuz için sizi tebrik ediyorum. Varsa sizinde blogunuz sizin duygu ve düşüncelerinizi de okumak isterim. Bu yazıyı yazdığımda 24 kasım öğretmenler gününe denk gelmesi de güzel bir tesadüf oldu, benim bu yazıları yazmamı sağlayan, bilgi birikimime katkıda bulunan tüm öğretmenlerimin öğretmenler gününü kutlarım. Kalın sağlıcakla.

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

Yorumunuzu Ekleyin