KARADENİZ DENİLİNCE İLK AKLA GELEN

Balık mevsiminde olduğumuz için hamsi diyenler, fıkralarından dolayı Temel diyenler, seyahat etmeyi sevenler uzungöl diyebilirler. Ancak benim için karadeniz denilince aklıma ilk gelen TRABZON oluyor. Sizlere karadenizin simgesi Trabzonun tarihi ve turistik yerlerini dilim döndüğünce anlatacağım. Trabzona gitsek acaba nereleri gezeriz sorunuza cevaplar vereceğim. En başta eğer buraya uçakla gelirseniz uçağın camından baktığınızda gözünüze ilk çarpan yer şehrin üst kısmında görülen büyük Trabzon yazısı.

Bana kalırsa ilk gideceğiniz yer orası olsun. Oranın adı BOZTEPE. Ordu ilinde de olan boztepe trabzonda da mevcut ve tıpkı ordudaki gibi şehri kuşbakışı izleyebileceğiniz bir tepe. Ulaşımı merkezden kalkan dolmuşlarla sağlanabiliyor. Gidin orda trabzona ve karadenize karşı bir çay için derim.

O eşsiz manzarayı bir görün gezeceğiniz ili kuşbakışı bir görün derim. Yukarıdan baktığınızda aşağıda şehrin tam orta kısmında deniz ile şehrin birleştiği bir yeşillik göreceksiniz. Orası da “ganita”.

Karadenizin hırçın dalgalarını duymak ve hissetmek isterseniz oraya inip ordaki çaybahçelerinde çay için, yeşil ile mavinin buluşmasını görün. Bir yanda takalar (sandallar) hemen yanıbaşınızda hafif bir uçurum, ağaçların ve otların yeşil tonları, karadenizin mavisi… tam bir karpostallık bir görüntü var orda. Eğer uygun açıyı bulursanız çok güzel fotoğraflar yakalayabileceğiniz kesin. Sonra şehrin kalabalığına atın kendinizi tıpkı istanbulun istiklali gibi trabzonun da “uzun sokağı” var.

Trafiğe kapalı olan bu sokakta istiklal havası var. Burda trabzonun insan hallerini insan renklerini göreceksiniz. Batılıların Muhteşem Süleyman’ı Osmanlının kanun adamı olan Kanuni Sultan Süleyman bu şehirde dünyaya gelmiş olup, kendisine ait birçok eser hala ayakta bunlardan en önemlisi Kanuninin evi, Ortahisar mahallesinde bulunan bu evi ziyaret etmeniz tarih bilginize bir yenisini daha ekleyecektir. Trabzona gidipte Akçaabat Köfte yenilmez mi? Tabiki yerinde yemek gibisi yok, Akçaabat trabzonun merkez ilçesidir trabzon merkeze 10-15 km uzaklıkta ve 10 dakika arayla sürekli minibüs var. Minibüs demişken Trabzonda dikkatinizi çeken şeylerden biri de otobüsten çok minibüs olduğunu göreceksiniz. İstanbul Ankara gibi bir yerden bir yere ulaşım halk otobüsü ile değil minibüslerle sağlanmaktadır. Çünkü şehrin dar olan cadde ve sokaklarına otobüslerin sığması mümkün değil. Nerde kalmıştık haa akçaabat köftede. Akçaabat köfte denilince akla iki meşhur yer gelir; Cemil Usta ve Nihat Usta.

ikiside birbirinden güzel köfte yapıyor ama herkesin köfte tabiri farklıdır kimisi bol etli sever kimisi bol baharat ve malzemeli sever, hangisi daha güzel derseniz bana göre Nihat Usta. Zevkler ve renkler tartışılmaz. Şehrin dünyaca ünlü en güzel mekanını sona sakladım; Sümela Manastırı…

Manastır hakkında bir sürü efsaneler duyarsınız. Ama efsane aslında kendisidir. O ihtişamlı yapıyı oraya yapanlar ta o zamanlardan efsaneyi başlatmışlardır. Tam tarihi net olmamakla birlikte MS. 365-395 yılları arasında inşa edildiği sanılmaktadır. Trabzon merkeze yaklaşık 50 km uzaklıkta olan manastır Maçka ilçesi sınırları içerisindedir. Büyük bir kayanın oyulması ile yapılan bu devasa yapının büyük bir kısmı hala tadilat ve restorasyon nedeniyle kapalıdır. Burayı eşsiz kılan insanoğlunun doğayı bozmadan doğa ile uyumlu bir yapıt yapmasıdır. Birde ulaşılmaz olmasının da etkisi büyük. Yemyeşil bir vadinin yamacında öyle ihtişamlı durması fotoğrafçıların kadrajlarına eşsiz bir görüntü sunuyor. Ayasofya camii/müzesi, Kızlar Manastırı, Trabzon Kalesi, Vazelon Manastırı, gibi daha bir sürü tarihi güzellikleri barındıran Trabzon’a mutlaka ve mutlaka gidin derim. Bana göre karadeniz denilince ilk akla gelen şey Trabzondur. Hani ölmeden önce görülmesi gereken yerler varya işte Trabzon da bu listede kesinlikle olmalı.

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

Yorumunuzu Ekleyin