İlk Karem

kız kulesi

İlk kare olarak 5 yılımı geçirdiğim güzel İstanbulun tam ortasında hikayesi efsanesi olan kız kulesiyle başlayayım dedim. Ara sıra giderdim bazen boş boş bazen de kelimelerin anlatamayacağı kadar dolu dolu bakardım o silüete. Denizin üstünde bir küçük taş yapıt. Deniz özgürlük taş duvarlar hapisdi. İki zıt kavramın öyle güzel durduğu bu eserin birkaç hikayesini duydum ama bana hikayeler, efsaneler boş geliyordu çünkü ben kendim hikayeydim kendim efsaneydim o an, orada. Bana dair sayfamda belirttiğim gibiydim bende herkes gibiydim ama herkes ben gibi değildi. Benim için aşktı üsküdar ve kız kulesi. Nice aşklar nice aşıklar eskitmiştir o arnavut kaldırımlı üsküdar sokakları. Bende boğazın serin sularına bıraktım aşkı belki o ortadaki kız kulesine erişir de aşk-ı vuslat yaşanırdı. Yaşanmadı! hala oralarda bir yerlerde saklıdır aşk, ne zaman ortaya çıkacağı meçhul. Devamı kalemim kendine gelince yazılacak, belki de yazılmayacak herşey gibi herkes gibi yarım kalacak…

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

Yorumunuzu Ekleyin