Boşluk ve Son

Boşluk ve son benim içinde bulunduğum durumun bir özeti. O kadar çok şey yapma isteğim var ama bi türlü icraata geçiremiyorum. Neden mi? İşte o nedeni bi bulsam sorunu çözmüş olacağım. Sendrom sendrom üzerine yaşıyorum/yaşıyoruz (eminim sizlerde de var bu sendromlar). Pazartesi sendromum var pazartesi bitiğim en iyisi yatayım diyorum, salı sallanır, çarşamba çarşafa dolanır, perşembe perişan olur, cuma mübarek gün, cumartesi pazar tatil azcık dinleneyim kafa dağıtayım derken günler haftalar aylar birbirini kovalıyor. Tükenmişlik sendromu yaşıyorum hergün. Bir önceki gün planlıyorum herşeyimi, ertesi gün o planlar hep suya düşüyor. Haftalardır kotlin ve java program dillerini öğrenmeye geçeceğim ama hep erteliyorum. Başlamak bitirmenin yarısıdır ben o basit olan yarıya da gelemiyorum. Bazen bi gazla başlıyorum ertesi gün hevesim kaçıyor veya o ilk günkü istek kalmıyor ve film orda kopuyor. Aslında bu yazıdan farklı bir yazı vardı aklımda birkaç sevdiğim ve sizinde hayatınızı kolaylaştıracak mobil uygulamaları yazacaktım ama dediğim gibi erteleye erteleye 1 hafta geçti en sonunda oturdum birkaçını yazdım sonra bir bıkkınlık geldi, sonra içimden geldiği gibi bu yazıyı yazdım. Önceden yazdığım yazılar gibi düşünüp taşınıp düzenleyip yazmadım bu yazıyı öyle gelişi güzel şu an ne düşünüyorsam aynısını geçiriyorum buraya. Hayatımızdaki bu erteleme hastalığımızın ve kendi koyduğumuz kurallara uymama hastalıklarımıza bi çare bulmamız gerekecek yoksa bu hastalık bizi yok edecek. Birde bir şeyi planlayıp yapmamak/yapamamak sonrasında aklınızda öyle bir olumsuz iz bırakıyor ki adeta beyninizde yara açıyor. Bu boş dünyada boş boş işlerle uğraşıp hiçbirşey yapamadan gitmek istemiyorum o yüzden yazıyorum belki bir iz bırakırım kendimden, en azından bu da bir başarıdır deyip bitiriyorum. O kadar kişisel gelişim kitapları okudum ki gazı veriyor onu yapın şunu yapın bunu yapın diyorlar kitap bitince yine aynı ben yine aynı hayat tarzı devam ediyor. O yüzden tavsiye/öneri vermenin ötesine geçenlerden nefret ederim. Bende o yüzden kimseye tavsiye vermem istediğinizi istediğiniz gibi yapın istediğiniz gibi yaşayın. Kendinize iyi bakın. (bak bu da tavsiye gibi oldu, nasıl bakarsanız bakın, hayat beden sizin siz nasıl istiyorsanız öyle bakın) Her yazıma bir şarkı eklerim bilirsiniz buraya da bunu eklemek istedim;

bir zamanlar bu içinde bulunduğum durumu şiire şarkıya dökmüş Ahmet KAYA, bu yazıya gidecek en uygun şarkı bu;

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

Yorumunuzu Ekleyin