Geçenlerde böyle bir söze denk geldim bir yerde. Baktığım oydu ama gördüğüm ise bendim. Aslında her insan baktığı her şeyde kendisini aramaz mı bu dünyada? Bakar, kendinden birşeyler bulur. Bakar, gördükleri aslında kendi dünyasında yarattıklarıdır. Baktığı yine kendisidir aslında. Geçen sene okuduğum Stefano D’Anna nın bir kitabı, bir başyapıtı geldi aklıma: “Tanrılar Okulu”. Bu kitapta çoğunlukla şu cümle geçer: “Dünya böyle çünkü sen böylesin…”
İnsan insanın aynasıdır. Sen gülümsersen o da gülümser, sen kızarsan o da kızar, sen seversen o da sever… Yukarıda bahsettiğim “Tanrılar Okulu” adlı kitabın ana teması insanın içsel farkındalığıdır. İnsanın içsel değişimi tüm dış faktörleri yeniden inşaa eder tabiri caizse dünyayı yeniden yaratır. İnsan baktığı her yerde aslında kendini görür kendi düşlediklerini kendi içsel durumunu görür.
Elbette her insan farklıdır her birimizin iyi veya kötü yanları vardır. Bu iyi veya kötü hepimizin içinde var. Gördüğümüz insanları kendi süzgecimizden geçirir iyi veya kötü olarak yorumlarız. Bazı insanlardan aldığımız enerji, tutum ve davranışlar o insana karşı tutum ve davranışlarımızı şekillendirir ve ona göre davranırız. Az önce bahsettiğim gibi insan insanın aynasıdır.
Mesela doğayı seven bir insan ile doğada yürümeyi seven insan birbirinin aynasıdır. Paylaşacak çok şeyi, konuşacak çok ortak noktası vardır ve ayna karşısında (yani o insan karşısında) vakit geçirmeyi sever. Ama AVM gezen AVM den çıkmayan birinin doğa seven bir insan ile karşılaştığında o aynaya şöyle bir bakar geçer.
Bakmakla görmek arasındaki ince çizgiden de bahsetmek istiyorum. Gün boyu her yere, her şeye bakarız. Baktıklarımız bizde kalıcı iz bırakmaz kısa süreli belleğimize yerleşir ve kısa bir zaman sonra silinir. Ancak gördüklerimiz yani detayına indiklerimiz (dikkatle incelediklerimiz, üzerinde konuştuklarımız, araştırdıklarımız…) uzun süreli belleğimize işlenir ve unutulması uzun sürer. Örneğin bir insan ile her gün karşılaşabilir onu her gün görebilir yanından geçip gidebilirsiniz. Onu birkaç ay sonra unutmanız muhtemeldir. Ancak aynı insanı tanıyıp neyi sevip neyi sevmediğini nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını bilirseniz, yani o insanı görürseniz unutmanız mümkün olmayacaktır.
Bu yazımı da şiirle bitirmek istiyorum. Hem şiir kitabıma bir şiir daha eklenir;
Bakmakla görmek arasındaki ince çizgisin
Sen sen olduğunu söylesen de aslında içimdeki bensin
İçimde söylediğim bir şarkı, bir ezgisin
Gördüğüm benim, Baktığım sensin...
Birde her yazımın sonuna eklediğim şarkı mutlaka olmalı bu yazının da müziği şu olsun:

