Sarkastik Yaşamak

Henüz TDK’ya (Türk Dil Kurumuna) bu sözcük girmese de kullanımı yavaş yavaş artıyor. İngilizce Sarcasm sözünden dilimize girmiş, geçen dizinin birinde denk geldim bu kelimeyi kullandı ordaki oyunculardan biri şaşırdım. Sonra şaşkınlığım gitti tabi ki neden mi? Hekimoğlu dizisini bilmeyeniniz yoktur. O dizi daha önceleri 2004-2012 yılları arasında amerikada yayınlandı bende 2008 de ev arkadaşım sayesinde keşfettim diziyi birkaç sezon izledim sonra iş güç derken film dizi furyam kapandı. Kapanması da her hafta yayınlanmasını iple çektiğim ve tek takip ettiğim dizinin yayından kaldırılması ile oldu (Leyla ile Mecnun). Kısaca Hekimoğlu dizisi Dr House dizisinin birebir çakması olduğundan şaşırmadım.

Sarkastik insanlar iğneleyici olurlar ne demek istediğini anlamak için biraz düşünmek gerekir veya espri yaptığında gülelim mi ağlayalım mı ikileminde bırakır insanı.

Divan edebiyatından Nef’i sarkazmın (iğneleyici/alaycı yönüyle) önde gelenlerindendir. Nefi bu tavırları şiirine ve hayatına yansımıştır. Hayatına yansımış derken yazdıklarından dolayı idam edilmiş / öldürülmüştür. Divan edebiyatının süsünü kendi doğallığı ile birleştiren nefi gördüğü her olumsuzluğu kim olursa olsun yazmış. Bende onu örnek alıyorum ama onun gibi yazamıyorum…

Bu blogu açmamın sebebi ilk olarak şiirlerimi paylaşmaktı ama sonrasında bazı nedenlerden dolayı vazgeçtim. Bende bilgisayarın klavyenin başına geçip içimden ne geldiyse yazmaya çalışıyorum. Sosyal medyayı çok kullanmıyorum hele paylaşım yapmayı hiç sevmiyorum. Ne yaptığımı ne yediğimi nereye gittiğimi asla paylaşmam. Arada burda gezdiğim yerleri yazarım ama hepsini yazmadım daha ilerleyen zamanlarda yazacağım. Mesela “Edremitten Edremite” (Birisi Balıkesir Edremit Diğeri Van Edremit) diye yazmaya başladığım henüz bitirmediğim seyahat notlarım var. Bütün Ege ve Akdeniz sahilini, önemli yerlerini, tarihi ve turistik yerlerini tek tek dolaştım. Sahil boyunca hep deniz kenarından gitmeye çalıştım. Hatta Antalya – Mersin karayolunu ilk orda deneyimledim bir daha gitmem o toroslardan. Döne döne yılan gibi kıvrılan yol hiç bitmedi nerdeyse bir günümü almıştı ama güzeldi bir tarafın toroslar diğer tarafın akdeniz…

Balıkesir, İzmir, Aydın, Muğla sahillerini kasabalarını hemen hemen biliyorum. Her yaz tatilinde farklı bir yerde olmaya gayret ediyorum ama bu sene Muğla 3. olacak Bodrum ve Dalyandan sonra bu yazda Fethiye olacak. Tabi bi iş gelmezse başımıza savaşlar virüsler ile girdiğimiz 2020 yılını nasıl geçireceğiz bilemiyoruz.

Türkiye de yaşanılacak en iyi il neresi derseniz Muğla derim. Oraya aşık oldum diyebilirim. gonuşması da bizim ollanan aynı 🙂 (tercüme edeyim: konuşması da bizim oralar ile aynı) Televizyonlardaki dizilerdeki çakma ege şivesi değil oradaki dil. Denizi deniz, güneşi güneş, yazı yaz, kışı kış tam yaşanılası yer. Belli mi olur tayin listemde ilk sıraya yazıveririm.

Şu sıralar murda dinliyorum saçma geliyor ama müziğin sihirinden alamıyorum kendimi. Sarkastik yaşıyorum şu sıralar murdanın şarkılarındaki sözler gibiyim anlamsız, ne dediği belli olmayan ama bir araya gelince anlamlı ve kendine has 🙂

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

Yorumunuzu Ekleyin