Ölüdeniz

Başlığı atarken bu denizin veya buraların bu adla anılmasını çok çok garipsedim. Neden ölüdeniz??? Ölmek; cansızlığı, bitmişliği, sonu temsil etmekte. Halbuki buralar hiç de öyle değil. Şimdi çıkıp diyeceksiniz ki o öyle değil ki oraya ölüdeniz denmesinin sebebi denizin dalgasız, dümdüz, çarşaf gibi serildiği için öyle demişler… falan falan…

Gelmeden önce buralarda google earth ile gezmiştim. Şöyle kanlı canlı görmek tabiki çok çok daha hoş. Bu 2020 yazını buralarda geçirdim. Tam olarak nokta atışı şuradaydım; Muğla/Fethiye/Ölüdeniz/Ovacık. Yine bir villa kiraladım. Sağa gitsem fethiye sola gitsem ölüdeniz. Sırtımı yaslamışım Babadağ’a ayaklarım ege/akdenizin içinde, kollarımda egenin çam ormanları, içime çekiyorum tertemiz deniz havasını. Bir önceki yazımda demiştim ben buralara aşık oldum diye. Gerçekten öyle, ölmeden önce görülecek yerlerden birisi burası.

Her zaman demişimdir hayatı uçlarda yaşamayı severim. Uçlarda derken bu bir uçurumun kenarı olur, bir yarımadanın en uç kısmı olur, bir dağın zirvesi olur, yani bir şeyin sınırı ne ise o sınırı görmem gerek. Bu yaz da Türkiyenin bir ucu güney batısını göreyim dedim. Diğer gitmek istediğim uçlardan biri de Güney Afrika kıtasında Güney Afrika Ülkesinin Cape Town şehrini görmek. {Şu durumda (1 Dolar=7,56 TL) biraz zor hatta baya baya zor görünüyor.}

Babadağdan Ölüdenize Bakış

Neyse konuya dönelim. Ölüdeniz Yukarıda gördüğünüz gibi deniz ile arasına çekilen doğal set nedeniyle dalgalı değil. Deniz ile ufak da olsa bağlantısı var bu yüzden göl değil deniz denilmekte. Suyu açık denize göre birkaç derece daha sıcak. Denizi tüm insanlığa rağmen temiz. Deniz ile ormanın içiçe geçtiği nadir yerleden biri. Paraşüt atlayışı için müthiş bir yer olan babadağın dibidir ölüdeniz. Babadağdan atlayan paraşütçülerin iniş alanı ölüdeniz sahilidir. Paraşütçü için dünyada başka hiçbir yerde olmayan manzara burada mevcut. Paraşütle Babadağdan atlamak bu manzarayı hissetmek buranın olmazsa olmazı. Tabi bu manzaranın denizin tuzundan daha tuzlu bir fiyatı var; 750 tl (2020 yaz geneli fiyatı)

Ölüdeniz sahili genel itibariyle çakıl. Buralardaki çoğu plaj/sahil çakıl ve taşlık o yüzden buralara gelmeden önce deniz ayakkabısı almanızı tavsiye ederim veya benim gibi dalmayı sevenler paletlerini mutlaka yanında getirsin. Çevre plajlardan/sahillerden en iyisi yine ölüdeniz sahili/plajı Kumburnu mevkii (“yoğunluğu dışında”). Ölüdenizin deniz ile birleştiği yerde (Kumburnunda) yüzün, ölüdenizin sıcak suyuyla denizin soğuk suyunu dalga dalga aynı anda hissetmek çok değişik bir his. Birde burada günlük deniz turlarına katılın tüm koyların tuzunu bi tadın derim. Ha bu arada unutmadan hata kaza kabak koyuna/plajına gitmeyin. Gittiğinize değecek bir yer değil ulaşım zaten zor belli bir yere kadar gidip sonrasını oradaki minibüslerle gidiyorsunuz. Koca koca taşların kayaların arasında denize girmek bile zor. Gitmeyin sonra benim dediğim gibi yorumlarda gitmeyin demiştiler dersiniz 🙂

Ölüdenizde Babadağ’a mutlaka çıkın. Yolu biraz dik, virajlı, zorlu ve tehlikeli ancak çıktığınızdaki o manzaraya değiyor. Yol genel itibariyle asfalt ve taş döşeme. Yolun zorlu olduğunu yukarıdan gelen araçların fren balata kokusundan anlayacaksınız. Ama pes etmeyin. Yukarıya sizinle birlikte bir sürü paraşüt firmasının minibüslerinin çıktığını göreceksiniz takılın peşlerine. Paraşüt atlayışlarının saatleri var 11:00 – 13:00 – 15:00 – 17:00 o saatlerde gökyüzü rengarek paraşütlerle kaplanır. Yukarıda paraşütlerin take-off (kalkış)larına şahit olun. İki üç adım sonra ayaklarınızın boşluğa bırakıp incecik bir kumaşın ve incecik iplerin sizi nasıl gökyüzüne bağladığına şahit olun. Ortalama 30-40 dakika süren gökyüzü macerasına katılın. Çok rüzgarlı günde paraşüte binerseniz rüzgar sizi bulunduğunuz irtifadan daha yükseğine çıkartabiliyor yolculuğunuz 45-50 dakikaya çıkabiliyor.

Babadağ Zirve ve Ben

Birde Kelebekler vadisine gidin. Karayolu ulaşımı olmayan bu yere denizden veya faralya köyünden aşağıya yürüyerek gidebilirsiniz. Karayoluyla gelirseniz ilk yukarıdan kelebekler vadisi uçurumdan manzara fotoğrafı alın. Yalnız fotoğraf çekerken fazla ileriye gitmeyin adı üstünde uçurum!!! Masmavi deniz, sessizlik ve huzurun yeri kelebekler vadisinde yolda çok kelebek aradım ama bir tane den başka göremedim.

Son olarak ölüdenizde görmeniz gereken bir yer daha var; Kayaköy… Adı üstünde kayalardan yapılmış ve terkedilmiş evlerden oluşan hayalet bir köy… 1. dünya savaşı yıllarında Yunanistan ile Türkiye arasında imzalanan Nüfus Mübadelesi gereğince rumlardan oluşan bu köy halkı yunanistana, yunanistandan (batı trakyadan) gelen türkler de buraya yerleştirilmiş ancak kimse kalmamış bu köyde. Çatıları bulunmayan taş evlerden oluşan bu hayalet köyü görmenizi ve bu köyün dolu zamanlarını hayal etmenizi istiyorum. Savaşlar ve sınırlar neleri almış götürmüş burdan oysaki diller ayrı olsa da duygular aynıydı acılar aynıydı, sonlar aynıydı. Sonlarınız güzel olması dileğiyle sevdiklerinizle güzel sonlar yaşamanız dileğiyle… ÖLÜdenizden SON.

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

Yorumunuzu Ekleyin