Eskiler dışında yeni bişey yok

Günler geçerken sessiz ve derinden, şimdilerde eskilere dalıp dalıp gidiyorum. Fani dünyanın şamatasından gürültüsünden kurtulup başımı yastığa koyunca düşünüyorum; nerelerden geldiğimi, nerelere geldiğimi ve niçin geldiğimi…

İnsan amacını yitirirse veya hedefini yitirirse umudunu ve dolayısıyla yaşama anlamını da yitirir. İşte o zaman ölür aslında; Sessiz ve derinden…

Günlük hayatta ne güzellikleri yaşıyormuşuz da farkında değilmişiz diyoruz. kaybedince anlıyoruz… Özgürlük gibi, Nefes gibi… En basitinden şöyle bir yürüyüş yapmanın bile güzel olduğunu, bir göl kenarında veya deniz kenarında sessizce etrafı izlemek… ne kadar güzel şeyler değil mi.

Eskiler daha güzel gelir insana. Eski bayramlar mesela. Herkesin dilindeki o meşhur laf vardır ya; Nerde o eski bayramlar…

Aslında eskileri güzel yapan sevgi ve saygımızdır birlik ve beraberliğimizdir. Bunları zamanla yitirdiğimizde aslında bizde biteriz yavaş yavaş… Sonra eskileri arar dururuz.

Nedense hep eskiler özlenir, yeniler eskimedikçe değerli olmaz sanki…

Yazamadıklarım aklıma geldiğinde yazmaya başladım... Ben söylemeyi beceremem. İyisimi ben yazayım...

Yorumunuzu Ekleyin